Program Göksal Balcı’nın Kuran-ı Kerim tilaveti ve mealini okumasıyla başladı. Sinevizyon gösterinin ardından Ömer kardeşimizin hoş sesinden ezgi ve ilahiler dinleyen yüzlerce kişinin toplandığı alanda sözü son olarak Konya HEDA-DER’den gelen Musa Kazım Yılmaz hocamız aldı.
Hocamız Musa Kazım Yılmaz konuşmasında İsra ilgili konulara değinerek şunlara değindi:
Tarihi bize olaylar zinciri olarak peygamberler belirtirler. Hâlbuki tarihi peygamberler belirtirler. Onların mücadeleleri ile tarihi gerçekleşmiş, Hz. İbrahim duası ve İsmail oğullarının devamı ile Muhammed (as.) İle son bulmuş Miraç bize yanlış anlatıldı.
Bu kutlu yolculuğun birini anlattılar. İsra ikinci plana itildi. İsra’nın üzerimize düşen sorumluluktan sanki korkmuş gibiyiz. Muhammed (as.) Gibi imametinin tamamlanması İsra Müslümanları taşımak zorunda oldukları görevin adıdır. Hak öğrettiler ama insan hakları öğretildi. Bizler haklarımızı istedik bazen talep ettik, bazen direndik ama bunlar bizleri oyaladı, hak talep edemedik. Biz ödevlerimizi yerine getiremedik. Kul, abddır. Kimseden bir hak talebinde bulunmuyoruz. Kendi sorumluluğumuzun farkında olmalıyız. Yeryüzünün hilafetiyiz. Hilafet bizim görevimiz Peygamberlerin misyonunu yerine getiremedik. Bu benim ahdim temiz olanlaradır.
İsra yeryüzüne imametinin peygamberliğe verildiği günün adıdır.
Yeryüzü imametinin sorumluluğudur.
İsra tevhit akidesinin yeryüzü imametinin verildiği yolculuğunun adıdır.
Vahyin sağanak sağanak indiği topraklardır. Yoksa topraklarının bereketli olmasından değildir.
Cümleleri ile isra ve miraç olayını günümüze yansıtılmayan yönlerine değinerek seminerine devam etti.
