Rahman, Rahim, Allah’ın adıyla,
Hem Allaha ve Resulüne itaatten ayrılmayın ve birbirinizle niza’laşmayın(çatışmayın) sonra içinize korku düşer ve devletiniz elden gider ve sabırlı olun çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
ENFAL 46
Sevgili dostlar ve değerli basın mensupları,
Siyaset günü birlik yapılan bir olay değildir. Uzun hesaplar gerektirir. Her yapılan hamle bir sonraki hamlenin hazırlığı niteliğindedir. Taşların etkisini ve hareket sınırlarını bilenler yapılan hamlelerin sonuçlarının ne olacağını da kestirebilirler.
Tarih bir tecrübeler alanıdır. Hem galipler tecrübe edinir,hem de mağluplar.Galipler ne şekil hareket ederler, nasıl yaparlarsa galip geleceklerinin kurallarını da öğrenirler ve bundan sonra hamlelerini buna göre yapmaya çalışırlar.Zaferlerin en önemli sırlarından biri kendinin güçlü olması kadar düşmanında zayıf olmasıdır.Düşmanın gücünü kırmak, onu zayıflatmak galibiyetlerinin teminatı gibidir.
Düşmanın gücünü kırmanın en önemli yöntemi ihtilafları tefrikaya, tefrikayı düşmanlığa düşmanlığı savaşa dönüştürmektir. ‘’İti ite kırdırmak ‘’politikası diye de tarif edilen bu yöntem en etkili yöntemdir.
İslam dünyasının en büyük zaaf noktası ve yumuşak karnı mezhebi ihtilaflardır. Bu ihtilaflar kaşındığında fanatiklerin eliyle kangren olmuş bir yaraya dönüştürebilir. Batılı emperyalist işgalcilerin tezgâhlamaya çalıştıkları en tehlikeli oyun da budur.
Başta Irak, Suriye, Bahreyn, Pakistan ve benzeri çok mezhepli ,çok etnik yapılı bölgelerde mezhebi bir iç çatışma tezgâhlanmaktadır. İşgal ettiği topraklarda beklediğini elde edemeyen AmeriKAN emperyalizmi direnişin gücünü ancak içi çatışmayla kırabileceğini anladığı günden beri mezhep çatışmalarını körüklemektedir. Mezhep olgusunu bir düşmanlık meselesi olarak sunmaya çalışmaktadır. Şii, Sünni çatışması şeklinde tezahür edeceği ön görülen bu çatışmanın ayak sesleri güçlü bir şekilde gelmektedir.
İslam dünyasında içinden çıkılamaz sorunlar oluşturacak olan bu mezheb çatışmalarının panzehiri İslam’ın kardeşlik öğretisidir. Müslümanları ancak kardeşler olarak nitelendiren Kuran’ı mübin onların kâfirlere karşı şiddetli kendi aralarında merhametli olduklarını belirtir. Merhametin en üst noktası ihtilafları tefrikaya dönüştürmemektir.
Ortak düşmanlara karşı mücadeleyi büyük bir zafiyeti uğratacak olan çatışmalar ancak işgalcilerin ekmeğine yağ sürmek ve pek çok İslam yurdunun işgaline sebep olmakla sonuçlanacaktır. Farklı mezheplerin müntesipleri kendi mezheplerinin din olmadığını bilmelidir. Kendi mezhebini din saymadığı gibi muhaliflerini de din dışı saymamalıdır.
Suriye olayları baascı bir diktatörlüğün azgın saldırılarıdır. Mezhep veya etnik yapıyla izah edilmesi büyük bir yanlıştır. Nasıl ki Bahreyn’deki baskıcı rejimi Sünnilik olarak nitelendirmiyorsak, orada ki baskıyı bir mezhebe maletmiyorsak ve Suriye’deki zorbalığı da bir mezhebe malederek mezhep çatışmasına da çanak tutmamalıyız.
İslam ümmetinin düşmanlarına karşı birlik beraberlik içinde olması en büyük temennimizdir. Kardeşliğimizi yok etmeye yönelik her türlü anlayış lanetlenmiş ve çirkin bir anlayıştır.
Zalimin ve zulmün olmadığı, mazlumun hakkının çiğnenmediği, kardeşlik, Tevhid ve adalet üzere kurulu yepyeni bir dünyada yaşama umudu ile 230. Hafta’da aynı yer ve saatte buluşmak üzere hepinizi Allah’a emanet ederiz.
KONYA İNANÇ ÖZGÜRLÜKLERİ PLATFORMU
5 REBÎ'UL-EVVEL 1433
(28 Ocak 2012)






