Ana Sayfa

Hakkımızda Hedader Konferanslar Platform Etkinlikler Platformlar

Yazılar

Videolar

Foto Galeri

Künye

İletişim

Ziyaretçi Defteri

HABER KATEGORİLERİ

TARİHTE BUGÜN

1990 Milli Savunma Bakanı Safa Giray,
Hava Kuvvetlerinden, 17'si subay, 97'si astsubay olmak üzere 114 kişinin irticai örgütlerle ilişkileri olduğu için ordudan atıldığını açıkladı.
1622 Osmanlı İmparatorluğu'nda isyancılar,
ordu ve yönetimde yenilik taraftarı Padişah II. Osman'ı tahttan indirip öldürdüler. Öldürülen ilk padişah olan ''Genç Osman''ın yerine ''Deli Mustafa'', ikinci kez tahta çıkarıldı.
1481 II. Bayezid, Osmanlı tahtına oturdu.

NAMAZ VAKİTLERİ

KİTAPLAR

CANLI YAYINLAR

ZİYARETÇİ DEFTERİ

TARİH : 2011-04-14 -- 12:13:56 tarihinde fevzi yaylacık tarafından gönderildi...
Ülke : Türkiye
Şehir : konya
babamın vefatın dan dolayı göstermiş oldugunuz yardımlarınız ve fedakar dav ranışlarınızlarınızdan dolayı heda çalışan ları yönetimi ve tüm dost ve arkadalara gönül dolusu teşekür ederim allah yar ve yar dım cınız olsun
YENİ MESAJ EKLE | MESAJLARI OKU

Heda Der

Kartınızı Oluşturun
.: Yazarlar :.

 
Kirlenen Gündemden Çabuk Sıyrılmalıyız
10/06/2011 - 10:23
Dogru habe gazetesi genel yayın yönetmeni
Mehmet GÖKTAŞ
Regaip Kandiliyle birlikte mübarek üç aylara girmiş bulunuyoruz, Rabbim bütün Müslümanlar için hayırlara vesile eylesin.


Görünen o ki, politika ile kirletilen bu günler Recep ayının en az yarısına kadar sürecek gibi.

Farkında mısınız, birkaç aydan beri değişik bir zulüm ve işkenceye maruz kalmış durumdayız.

İster istemez medyayı takip etmek zorunda olduğumuzdan, gözlerimiz ve kulaklarımız bu işkenceden nasiplerini aldılar.

Sadece medyanın ve meydanların bombardımanı değil, bu müddet içerisinde muhatap olduğumuz, bir araya geldiğimiz insanları dinlemek, onların sorularına cevap yetiştirmek de aynı şekilde yıpratıcı, sıkıntı verici.

Şükürler olsun Rabbimize, üç aylarımızı bizim imdadımıza yetiştirdi. Bunu vesile ederek bizler kirli politik sezonu herkesten önce kapatmalıyız.

Bakalım ruhlarımızda bıraktığı siyah tortudan ne zaman kurtulacağız.

Caddeleri, sokakları kirleten, gökyüzüyle irtibatı kesen seçim afişlerinden, parti bayraklarından, aday posterlerinden ne zaman ve nasıl temizleneceklerini düşüne dursun birileri.

Ben şahsen ruhumuzu kirleten, vicdanımızı zorlayan ve kanatan, mantığımızla asla örtüşmeyen bu kirlenmeden ne zaman temizlenip sükûnete kavuşacağımızı düşünüyorum.

Gerçekten bu seviyesiz ve çığırtkan üslup, bu politik ağız, bu politik mantık ruhumuzu ta derinlerden incitiyor.

Kendi pisliği yetmiyormuş gibi, devreye sokulan kasetlerle birlikte politika dünyası baştan sona çirkefleşiverdi. Politikacıların yaşantılarındaki ahlaksızlıkların yayınlanmasıyla birlikte ar damarı çatlamış medya için yeni bir gündem doğdu. Toplumun hayâ perdelerinden geri kalanları da yırtmak için bunu fırsat olarak kullandı.

Böylesine kirletilmiş bir havadan üç aylarla birlikte çabuk uzaklaşmalıyız. Kendi gündemimize, kendi faaliyetlerimize koyulmalıyız.

Çünkü bu dünya bizim dünyamız değil, bu dil bizim dilimiz değil, bu ağız bizim ağzımız değil, bu usûl bizim usûlümüz değil. Her ne kadar onlarla iç içe yaşasak ve aynı havayı teneffüs etsek de.

Hepsinden de öte, bu mantık bizim mantığımız değil, birilerinin ağızlarının suyu aksa da bu hedefler bizim hedeflerimiz değil.

Çünkü biz vahyin mantığıyla düşünmeye çalışanlarız, vahyin baktığı yerden bakmaya çalışanlarız, vahyin diliyle konuşmaya çalışanlarız.

Biz, hiç kimsenin vaatleriyle, hatta gerçekleştirdikleriyle yatışan kimseler değiliz.

Bizi Müslümanca bir hayattan başka hiçbir şey tatmin etmez, hiçbir dünyalık bizi hoşnut edemez.

Ve istediğimiz bu Müslümanca hayatı dışımızdaki hiç kimse bize veremez, lütfedemez. Biz kendimiz bizzat hak ederek ulaşırız eğer ulaşacaksak.

Hayretle karşılıyoruz

Bu arada şu noktaya vurgu yapmadan geçmek istemiyorum:

Başbakan ve iktidar partisi önceki yıl Hakkâri’de şehid edilen bir imamı ve Cizre’de kundaklanan öğrenci yurdunu bu seçim döneminde gündeme taşıdı. Bizler de aynı şekilde bunları şiddetle lânetledik ve lânetliyoruz, zulme uğrayanların, özellikle Müslüman kardeşlerimizin yanlarında olduk ve olmaya devam edeceğiz.

Fakat 2006 yılından bu yana PKK/BDP mensuplarının defalarca saldırısına uğrayan, kundaklanan Mersin, Adana, Diyarbakır ve Yüksekova’daki İslami STK’ları, son olarak Yüksekova’da şehid edilen Ubeydullah Durna’yı bir defacık ağzına almayan yetkililerin bu tutumunu hayretle karşılıyoruz.


994

 

 

YORUMLAR

YAZARIN DİĞER YAZILARI

10/06/2011 - 10:23 Kirlenen Gündemden Çabuk Sıyrılmalıyız

08/06/2011 - 09:05 Kirlenen Gündemden Çabuk Sıyrılmalıyız

04/06/2011 - 09:38 Kirlenen Gündemden Çabuk Sıyrılmalıyız

28/05/2011 - 11:01 Mayıs Ayı da Bizimdir Artık

27/05/2011 - 09:20 İçerde ve Dışarıda Güzel Günler Yakındır

21/05/2011 - 09:32 İçerde ve dışarıda güzel günler yakındır.

16/05/2011 - 10:18 Ubeydullah`ın Şehadetiyle Gelen

06/05/2011 - 10:46 Hz. Muhammed (s.a.v) ile savaşanlar kaybetmiştir!

25/04/2011 - 11:20 Herkesi pazar günü Diyarbakır`a bekliyoruz

22/04/2011 - 09:44 Herkesi pazar günü Diyarbakır`a bekliyoruz

18/04/2011 - 10:58 Sakın Yitirmeyin Bu Heyacanınızı!

12/04/2011 - 10:40 Çocuklarımız sustuğu an bu iş bitmiştir

06/04/2011 - 10:02 Selam Olsun Dördüncü Yıla

29/03/2011 - 11:52 Firavunlarımızı kendimiz devirmezsek

22/03/2011 - 10:11 Sen de Bizdensin Arkadaş!

17/03/2011 - 09:08 Seferberlik İlan Ediyoruz

09/03/2011 - 11:01 İslam Dünyası Cumalarla Dirilecektir !

03/03/2011 - 12:21 İnnallâhe Alâ Külli Şey'in Kadîr

21/02/2011 - 09:22 Sizin Adınızı Verelim Yeni Doğan Kız Çocuklarımıza!

15/02/2011 - 09:33 Mazlumların Ahı Birgün Sizi Tepetaklak Götürür

05/02/2011 - 10:42 Mısır'da Bir Müslüman Olmak

01/02/2011 - 09:27 `Müslümanlar`ın evlerine ayakkabıyla girme` rezaleti, `Aile mahremiyetini kaale almayan baskınlar yapma`

22/01/2011 - 10:31 Müslüman Kardeşlerinizi Gerçekten Üzüyorsunuz!

18/01/2011 - 09:25 Epeyce teklifler almış bulunuyoruz arkadaşlar!

06/01/2011 - 14:36 Bak Osman, tazıyı geri alırız ha! 01 Ocak 2011 Cumartesi

25/12/2010 - 10:09 Selam Olsun Meryem Oğlu İsa'ya,Lanet Olsun İçkiye,Fuhşa Kumara!

20/12/2010 - 09:32 Müslüman Bayanlar Büyük Bir Çıkış Yapmalıdır

13/12/2010 - 10:10 Tevhid Adına Gariban Halkla Didişmek

04/12/2010 - 11:29 Suud Uleması Ne Düşünüyor Acaba?

27/11/2010 - 09:36 Füze Kalkanı İran'a Değil Türkiye'ye Haddini Bildirmedir

20/11/2010 - 15:36 Bizi Bizden Öğrenmelidirler

13/11/2010 - 13:11 Şeytan ve dostlarının Kurbanla olan savaşı

06/11/2010 - 10:11 Ben Bir Gün Şemdinli'de...

01/11/2010 - 07:49 "Soyunun Lan!" Der Bütün İşkenceciler

20/10/2010 - 17:09 İtaatsizliğe Çağrıdır Kur'an

09/10/2010 - 10:08 Hiç Kimse Müslümanlar Adına Sözleşme İmzalayamaz

27/09/2010 - 08:58 Ne terör ne Akdamar ne Sümela, Bizi asıl kahreden...

13/09/2010 - 08:36 Ramazandan Kalan Hatıralarımız Olmalı

08/09/2010 - 10:12 Bugün Günlerden Kudüs

30/08/2010 - 10:09 Son On Gün,Her Şeyden Çekilme, Allah'a Yönelme Vakti!

23/08/2010 - 10:15 Ümmet İçin En Büyük Fitne, Suud Krallığıdır

14/08/2010 - 10:00 Oruç ve Türkiye Gündemi

10/08/2010 - 09:26 Ordu, Kendi Halkıyla Sürdürdüğü Savaşı Kaybetmiştir!

04/08/2010 - 09:13 Referandum taşları yerinden oynatmıştır

31/07/2010 - 09:27 Referandum taşları yerinden oynatmıştır

24/07/2010 - 09:38 Dikkat, Sessiz Olun! Ağabeylerimiz Kürt Sorunu Çözüyor!

19/07/2010 - 16:53 Erbakan Hoca Ne Zaman Kaybetti Biliyor musunuz?

02/07/2010 - 08:56 Biz bu meseleyi Gemide hallettik

23/06/2010 - 09:34 Şeytan ve dostlarının Ezan düşmanlıkları

16/06/2010 - 16:08 Türkiye, şehidlerin çağrısını duymuş ve karşılık vermiştir!

11/06/2010 - 14:41 Türkiye, şehidlerin çağrısını duymuş ve karşılık vermiştir!

09/06/2010 - 09:02 Surda bir gedik açılmıştır!

29/05/2010 - 14:07 Meclisten mi bekliyorsunuz lanetli yasağın kaldırılmasını?

26/05/2010 - 09:20 Şehadetin kutlu olsun Eritrelim!

20/05/2010 - 10:40 Lütfen Birazcık Anlayın Artık!

15/05/2010 - 09:03 Lütfen birazcık anlayın artık!

12/05/2010 - 09:43 Bu çizgiyi ihlasla sürdürmek

03/05/2010 - 08:59 27 Nisan Muhtırası ve Şanlıurfa

29/04/2010 - 08:57 27 Nisan Muhtırası ve Şanlıurfa

16/04/2010 - 09:01 Elbet Bir Karşılığı Olacaktır Bu Sevdanın

10/04/2010 - 10:25 Elbet bir karşılığı olacaktır bu sevdanın

06/04/2010 - 08:17 İki yılı bitirirken... Kendimizi kiminle kıyaslayalım?

24/03/2010 - 08:28 Sizi Peygamber Sevdalılarına katılmaya çağırıyoruz!

20/03/2010 - 09:25 Bırakın Affetmeyi, Özür Dilemeli, Tövbe Etmelidir Bu Devlet!

08/03/2010 - 09:22 Cehennem Kütüğü Cadalozlar!

04/03/2010 - 08:50 Türkiye bir şeyi daha görecek!

27/02/2010 - 09:12 Herkes bir kişiye Kur’an okumasını öğretmelidir!

18/02/2010 - 09:04 Bunlar da Kürt çocuğu

25/01/2010 - 23:45 Bütün Camileri Bedduaya Çağırıyoruz!

20/01/2010 - 09:10 israil’le kötü olmak, Bütün bir insanlıkla iyi olmaktır!

11/01/2010 - 14:08 Mısır'ın Kahre'den İhaneti

11/01/2010 - 14:06 STK’ların Vakit’e verdiği ödül, ne anlama geliyor? 11 Ocak 2010 Pazartesi Geçen hafta; “Vakit, sadece haber vermekle kalmıyor, aynı zamanda o haberi, bütün hücrelerinde yaşıyor” demiş ve bunun en son örneği olarak da, muhabirimiz Mustafa Uzun"un; İHH öncülüğünde gerçekleşen “Filistin"e Yol Açık” konvoyunda yaşadıklarını göstermiştik... Gerçekten de, Mustafa Uzun ve elbette “konvoy”da bulunanlar “21 gün” süren “çileli yolculuk” esnasında çok sıkıntılar yaşadılar... “Engelleme”lerle karşılaştılar, “Terör Devleti İsrail”in “yakın takip ve taciz”ine maruz kaldılar... Ama, yılmadılar... Mısır"ın Ariş Limanı"nda, “Mısır polisi”nin attığı “kaya” büyüklüğündeki “taş”larla yaralandılar, her taraflarından “kan”lar aktı, “biber gazlı saldırılar”dan gözleri yandı, “hastanelik” oldular ama yine yılmadılar... İsrail"in “taciz”lerine, Mısır"ın “zulüm”lerine rağmen, 21 günün sonunda Gazze"ye ulaştılar, “dünya ülkeleri”nden ve “Türkiye"den” bağışlanan “insanî yardım malzemeleri”ni “kuşatma altındaki Müslümanlara” teslim etmeyi başardılar. MUSTAFA UZUN, GAZZE"Yİ ANLATIYOR Biliyorsunuz, “konvoyun yaşadığı sıkıntı”ları, muhabirimiz Mustafa Uzun"un geçtiği haber ve fotoğraflarla, günü gününe aktardık sizlere... Vakit, bu konuda “diğer gazetelerden daha duyarlı” davrandı ve yolculukla ilgili tüm detayları sizlere aktarmaya çalıştı... Sonunda, dünkü Vakit"te de haber verdiğimiz gibi, “kahramanlar döndü.” Bugün ise, muhabirimiz Mustafa Uzun, Mısır"ın engellerini aştıktan sonra ulaştıkları Gazze"de geçirdikleri “34 saat”in hikâyesini anlatıyor. Mustafa Uzun"un, “sürmanşet”ten yayınladığımız “Gazze izlenimleri”ni elbette ilgi ve heyecanla okuyacaksınız. Ama, bir bölüm var ki, “Gazze"de yaşayan Müslümanlar”ın halet-i ruhiyesini çok iyi anlatıyor... İşte, bir sabahın hikâyesi: “Sabah kahvaltısını Akdeniz"e nazır otelin en üst katında yaparken bomba seslerini duyunca doğal olarak şaşırdık. Ne olduğunu anlamaya çalıştık. Bizim için şaşırtıcı ve nereden geldiğini anlamaya çalıştığımız o bomba sesleri, Gazze"lilerin dikkatini dahi çekmedi. İnsanlar patlayan bombaları görmüyorlar, duymuyorlar ve dikkate bile almıyorlar. Savaşın izlerini silen ama savaşla birlikte yaşamaya da alışan Gazze, dimdik ayakta. Özgürlük konvoyu Gazze"deyken de bombalanan şehir, patlayan bombaları ve karşılarına çıkacak tehlikeleri umursamadan yaşıyor. Bu bizi ilk etapta çok şaşırtsa da bir süre sonra biz de duruma ayak uydurduk ve gecenin bir vakti tepemizde gezen İsrail helikopterlerine gülüp geçtik.” Şu anlatılanlar bir “hikâye” ve bir “masal” değil, “gerçeğin ta kendisi!” Türkiye"de ve dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan “Müslüman”lar, acaba “Filistinli kardeşleri”nin yaşadığı bu sıkıntılardan bir “ibret dersi” alırlar mı?.. Bize öyle geliyor ki; İHH Başkanı Bülent Yıldırım"ın amacı ve hedefi de buydu... İngiltere"den yola çıkıp, ülke ülke, şehir şehir dolaşan “konvoy”un amacı, “Filistin"e dikkat çekmek” ve orada yaşayan insanların “nasıl bir zulüm altında inlediklerini” dünyaya göstermekti... Gösterdiler de... Bu duyarlı eylemlerinden dolayı, İHH Başkanı Bülent Yıldırım"ın şahsında tüm konvoy mensuplarını kutluyor; “Allah, hepsinden razı olsun” diyoruz... Tabiî, bu çileli yolculuğu iliklerine kadar hisseden, yaşayan ve olayları günü gününe aktaran muhabirimiz Mustafa Uzun"u da, bir defa daha tebrik ediyoruz. 17 STK"DAN VAKİT"E ÖDÜL Söz “tebrik”ten açılmışken, Ankara Büromuz muhabirlerinden Aslan Değirmenci"yi de tebrik etmeden geçmek olmaz... Çünkü o da, “17 sivil toplum kuruluşu” tarafından “hak, adalet, özgürlük ve eşitliğe yaptığı katkılar”dan dolayı “ödül”e lâyık görüldü. Gaziantep Gönüllü Kuruluşlar Platformu adına konuşan Abdürrahim Çelik; 17 STK"nın, “ödülü belirlerken” nasıl bir “kıstas” uyguladıklarını ve niçin Aslan Değirmenci"nin ödüle lâyık görüldüğünü, şöyle açıkladı: “2008-2009 yılı arasındaki gazete haberlerini tarafsız bir şekilde değerlendirmeye tabi tuttuk... Yapılan uzun soluklu değerlendirme sonucunda, öncelikle kamuoyunu doğru bilgilendirme, milletin inanç ve değer duygularına sahip çıkma, temel hak ve özgürlükler konusunda sorunları gündeme taşıma, yıllardır karanlıkta kalan ve bir türlü aydınlatılamayan konulara mercek tutma konusunda hassasiyet gösteren, tüm bu alanlarda haberlere imza atan muhabirleri belirledik. Söz konusu konular hakkında sadece toplumu doğru bilgilendirmeyi görev olarak üstlenenler değil, yaptığı haberlerde cesaret gösteren arkadaşların tutumlarını da değerlendirmelerimizde ön planda tutmaya gayret ettik. Bu kapsamda 2008-2009 yılları arasında çok sayıda başarılı habere imza atan Vakit Gazetesi Muhabiri Aslan Değirmenci"yi "yılın muhabiri" ödülüne lâyık gördük. Başarılarının devamını diler, hayırlara vesile olmasını temenni ederiz.” HABUR"DAKİ CESET TARLALARI KAZILACAK Biz de, muhabirimiz Aslan Değirmenci"yi “tebrik” ediyor, “başarılarının devamını” diliyor ama Abdurrahim Çelik"in bir “tesbit”ine dikkat çekmek istiyoruz... Abdurrahim Çelik, “ödül kıstası”nı belirlerken; “yıllardır karanlıkta kalan ve bir türlü aydınlatılamayan konulara mercek tutma konusunda hassasiyet gösteren muhabirler”in seçildiğini vurgulamış... “Gerçek” de böyle değil mi?.. Gerek Vakit, gerek muhabirimiz Aslan Değirmenci"nin ve gerek diğer muhabirlerimizin haberlerinde, “karanlığa gömülmüş olayları aydınlatma çabaları” olduğu tartışılmaz bir gerçektir!.. Nitekim, bir zamanlar “Genelkurmay"da tercüman” olarak çalışan Yıldırım Beğler"in, yıllar sonra gündeme getirdiği “Habur"daki ceset tarlaları” iddiasına en geniş yer veren gazete Vakit olmuştu... “Vakit"in duyarlılığı” elbette karşılıksız kalmadı. 6 Ocak Çarşamba günkü sürmanşetimizden de duyurduğumuz gibi; “iddia”ları ciddiye alan Diyarbakır Başsavcılığı, Beğler"in işaret ettiği bölgede “kazı” yapma kararı aldı... Umarız, “kazı çalışmaları” bir an önce başlar ve “karanlıkta” kalan “faili meçhul cinayetler”in bir kısmı daha aydınlanmış olur... Şunu demeye çalışıyoruz: Demek oluyor ki; Vakit"e “ödül” verilmesi “sebepsiz” değil!.. Hani derler ya; Biz, “alnımızın akı, bileğimizin hakkı” ile ödül alıyoruz... Bazı gazeteler ve gazeteciler gibi, “kulis faaliyetleri” yürüterek değil!.. HSYK"DAKİ SİNSİ PLÂNI DEŞİFRE ETTİK Herhalde söylemeye gerek yok; Vakit, yayın hayatına atıldığından bu yana, sürekli “haksızlık”larla, “adaletsizlik”lerle, “yolsuzluk” ve “soysuzluk”larla mücadele etti... Tabiî, “hukuk” kılıflı “hukuksuzluk”larla da mücadele ettik... Bunun son örneklerinden biri de, yazarımız Ali İhsan Karahasanoğlu"nun, geçen hafta boyu ele aldığı “HSYK ağırlıklı yazılar”dı... Ali İhsan Karahasanoğlu, hafta boyu “Yargıtay ve HSYK"da dönen dolaplar”dan, “çiğnenen kanunlar”dan ve “disiplinsizlik”lerden söz etti durdu... Muhabirimiz Murat Alan ise, dün yaptığı haberle “HSYK"daki sinsi plânı” deşifre etti... Malûm; Her yıl Kasım ayı sonunda Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuna duyurulan güz kararnamesi, HSYK"daki bazı üyelerin ETÖ hakim ve savcılarının görev yerlerinde değişiklik yapmak istemesi yüzünden Ocak ayı gelmesine rağmen açıklanmış değil. Peki, bu “kilitlenme” neden?.. Murat Alan, “ilgili ve yetkililer”le görüşüp, onların “iddia”larını şu şekilde haberleştirmiş: “Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu içerisindeki bazı üyelerin, yaz kararnamesinde görevden alamadıkları Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz"ü, güz kararnamesi ile terfi ettirerek başka bir şehre başsavcı olarak göndermek istedikleri iddia edildi.” Sizlerin de göreceği gibi; Burada, bir “süslü kaydırma” söz konusu... Bir “amir”i görevden alıp, “müdür” veya “genel müdür” yaparsınız, yani güya “makamını yükseltmiş” olur ama “yetki”lerini elinden alırsınız ya; işte buna “süslü kaydırma” derler!.. Evet, “makam” yükselmiştir ama, “yetki”leri tırpanlanmış ve hatta yok edilmiştir!.. Galiba, “Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz ve davaya bakan hakimler”e yapmak istedikleri de bu!.. Güya, onları “terfi” ettirecekler ama, İstanbul"dan uzaklaştıracaklar, dolayısıyla “Ergenekon Terör Örgütü Dâvâsı”nı çıkmaza sokacaklar!.. Gerek yazarımız Ali İhsan Karahasanoğlu"nu, gerek muhabirimiz Murat Alan"ı, “HSYK"da dönen dolapları deşifre” eden yazı ve haberlerinden dolayı tebrik ediyoruz... Hasılı kelâm; Vakit"in “gündem belirleyen” bir gazete olmasıdır ki, “ödül”ler almasına vesile oluyor... İnşaallah; “hak, adalet, özgürlük ve eşitlik” konularındaki duyarlılıklarımız bundan sonra da devam edecektir. Selâm, saygı ve gönül dolusu muhabbetlerimizle... Mısır'ın Kahre'den İhaneti

06/01/2010 - 22:53 Yaşasın! Cehenneme bir yıl daha yaklaştık!

02/01/2010 - 10:06 Bu günlerimiz böyle geçmemeliydi
 

Şehadet ve Şahitlik tefsir dersi Ali Küçük Hoca Tersir Dersi ilmihal dersi on .

ÖNEMLİ DUYURULAR

YAZARLAR

ALINTI YAZARLAR

RÖPORTAJ

AYET -  HADİS  - GÜZEL SÖZ

Bir Ayet
"Resul size neyi getirdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa ondan vazgeçin. Allah'tan korkun, çünkü Allah şiddetle cezalandırır." (Haşr Sûresi, 59/7)

 
Bir Hadis
Abdullah bin mesud R dan: Ancak iki konuda imrenme vardır.Allahın kendisine mal veripte bu malı hakk yolunda harcattıgı kimse ile Allahın kendisine ilim (hikmet) veripte bu ilimle hüküm veren ve bu ilmi öğreten kimse;
 
Bir Söz
Dilinizi dâimâ iyi kullanınız. O sizi saadete götürdüğü gibi, felâkete de götürebilir.

Hz. Ali (R.A)
 

ANKET

Başörtüsü Platformlarının Basın Açıklamaları sorunun çözümünde ne kadar etki eder?
Çok Etkiler
Az Etkiler
Etkilemez
Zarar Verir

Sonuçları Göster

FAYDALI LİNKLER

HAVA DURUMU

BÜLTEN ÜYELİĞİ

Ad
E Mail

Copyright © 2009 HEDA-DER Halk Eğitim Dayanışma ve Araştırma Derneği
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz